boşuna ninjayız demedik işte kapı gibi diplomam

Flickr Hesabımı Ziyaret Etmek İstersen Buyur

invicto - View my most interesting photos on Flickriver

11 Mayıs 2012 Cuma

adidas all in-twins

all in-twins by invicto
all in-twins, a photo by invicto on Flickr.
adidas firmasının gönüllü ve ücretsiz reklamını yapayım biraz, o kadar ünlüleri filan boşuna oynatıyorsunuz bakın size mis gibi reklam hazırladım adidas originals.

adidas all in mevzusuna twins güncellemesi yaptım :)

22 Nisan 2012 Pazar

MELEK TÜNEĞİ VE MELEK PAYI




Bakır borularla altı metre derinliğindeki odun kömürü havuzlarına taşınan Jack Daniel's viskisi damlayarak kömür içerisinden süzüldükten sonra meşe fıçılara doldurulur.

Bu fıçılar devasa (7 katlı) depolara taşınarak yıllanmaları için istiflenir.bu depolardaki katlarda bulunan fıçılar ve içerisindeki viski mevsimsel şartlardan direkt olarak etkilenir.

Özellikle yüksek sıcaklıklarda fıçı ve viski etkileşimi daha yoğun gerçekleşmektedir genleşme sebebi ile.
İlk fıçılama anında saf su berraklığında olan viski zamanla fıçı içerisinde kehribar rengine dönüşür.

İşte bu noktada , en üst kattaki ısı yoğunluğu en yüksek derecede olduğundan , fıçı ve viski etkileşimi maksimum seviyededir ve bu kattaki fıçılarda bulunan viskiler single barrel olarak adlandırılır.aynı zamanda bu fıçılar karıştırılmayıp saf olarak şişelendiğinden bu adla anılır.

Bu en üst kattaki bölüme melek tüneği (ing: the angels roost) adı verilir.
En kaliteli viskiler bu katta oluşmaktadır ancak bu durumun olumsuz yanı da yüksek ısı sebebi ile fıçılarda bulunan viskinin diğer katlara oranla daha fazla buharlaşıp(yaklaşık %30 oranında) fire vermesidir.
Bu duruma da melek payı (ing: the angels share) adı verilmiştir.

Single barrel ürünlerin yüksek fiyatlarının sebeplerinden birisi de oluşan bu fire ve zorlu süreç olsa gerek.

Afiyet olsun



photos from : http://greatestwhiskey.com/  http://www.pourfection.com/

22 Kasım 2011 Salı

MODERN SAMURAY ISAO MACHII

Evet arkadaşlar uzun bir aradan sonra bomba gibi bir video ile aranıza dönüyorum.

İnsan demek ne kadar doğru olur bilmem ama bu şahıs filmlerde gördüğümüz süper kahramanların kanlı canlı yaşayan hali.havada hızla yol alan kurşun,top ok vs gibi şeyleri saliseler içinde doğruyor.



23 Eylül 2011 Cuma

The Vampire Diaries



Evet konumuz Vampir Günlükleri.
Bilirsiniz (harbi biliyor musunuz la?) zombili filmlere bayılrım vampir kurt adam türleride severim.
Başlarda ilkokul terk bir dizi gibi algılayıp "eööggh bu ne yeaa ergen kız dizisi bu" desem de şimdilerde güncel olarak takipteyim efendim itiraf ediyorum. Belli bir yerden sonra özellikle 2.sezondan itibaren oldukça saran dizidir.
Gerek senaryo akışı gerek karakter bolluğu gerekse karakterlerin git gelleri diziye beni iyice ısındırdı.
Fazla anlatıp da izleyenleri ya da izleyecek olanları kahretmek istemiyorum. Gerekirse yorumlar üzerinden konuşuruz sizlerle izlenimlerimizi.

Düşündüm madem diziyi izliyorum tüm sevenlerine hizmette bulunayım linkleri de paylaşayım istedim.
Öncelikle bu siteye üye olunuz daha sonra bu linkten ilgili bölüme girip paylaştığım sezon linklerine ulaşabilirsiniz.

Hadi bakalım bi ısırık da siz atın :)


3 Eylül 2011 Cumartesi

BİR AKDENİZ GÜZELİ , BARSELONA


Bir geziyi daha güzel anılarla geride bıraktık.
Barselona coğrafi ve sosyal olarak tam benlik.Ne de olsa akdeniz şehri, insanlar yardım sever sıcak kanlı,şehir deniz kıyısında ve deniz ürünlerine bayılıyorlar.Öyleki elinizde harita,yer ararken yaşlı bir teyze ya da amca yanınıza yanaşıp ispanyolca ya da katalanca konurşarak sizin gideceğiniz yeri tarif etmeye çalışıyor.İyi niyetli inyetli insanlar kısacası.

 
Barselona diyince maalesef insanlar hemen sizi hırsızlık konusunda uyarmak zorunda kalıyorlar.Bizim başımıza kötü bir olay gelmedi aksine gözlemlediğim kadarı ile oldukça güvenli bir şehir.Ancak etrafta çantaları kesen bazı vatandaşları fark ettik belli ki fırsat kolluyorlar operasyon için :) .Daha çok kalabalık turistik bölgelerde dikkatli olmakta fayda var.











Gezmesi çok zevkli ve kolay bir şehir Barselona.
Birbiri ile kesişen düz ve yokuşsuz sokak- caddelerle dolu.Yürüyerek ve bisikletle çok rahat gezebilirsiniz.Bicing için kart almanız gerekiyor bilginiz olsun.Yürümeyi sevmeyenler üzülmesin
muhteşem bir metro ağı var.





Özellikle istiklal caddesine benzetilen La Rambla caddesi neredeyse 24 saat hareketli.Bana kalırsa La Ramblaı kesen bir ara sokak daha çok İstiklale benziyor.La Rambla’nın limana yani denize kadar uzanması da ayrı bi güzel.Tam bitiminde Kristof Kolomb heykeli sizi karşılıyor.







 



















Bu cadde üzerinde Catalunya metro istasyonundan aşağı inerken sağda bir tapas restoranı var ki, anlatılmaz yaşanır lezzetler barındırıyor.Fotoğraftaki dükkanda mutlaka deniz ürünlerinden denemelisiniz.








 

Bu gezide gözüme çarpan ilk üçü sıralamak gerekirse:

1-Barcelona Futbol Klübü
2-Gaudi ve Güell
3-Picasso


Barselona şehrinde bu üçlüye hemen hemen her köşede rastlıyorsunuz.
Barça’ya ait çeşit çeşit ürünler, formalar,bardaklar vs. 
Gaudi ye ait çeşit çeşit birbirindne ilginç mimari yapılar.Güell de Gaudinin baş finansörü ve arkadaşı olduğu için adına yapılmış çeşitli yapılar mevcut.Özetle Güell olmasa Gaudi olmazmış gibi br durum var.Palau Güell ve Park Güell görülmesi gereken yapılar arasında.Özellikle Palau Güell muhteşem bir bina,mutlaka bilet alıp içini gezin.






Picasso’nun müzeside gezilesi yerlerden,müzenin önündeki uzun kuyruk sizi korkutmasın hızlı ilerliyor :) . Maalesef müzede “Guernica” adlı meşhur tablo yok, başka bir şehirde sanırım Madrid’de sergileniyormuş.Ama “Les Ménines” müzede ziyarete açık.





Az önce bahsettiğim gibi Barça takımı şehrin kendisi ile bütünleşmiş durumda.Nou Camp futbol ile alakası olmayanların bile gezip görmesi gereken bir yer.Takımın almış olduğu kupalar vs. de stad yanındaki müzede sergileniyor.






Bu arada eğer sıcak bir mevsimde giderseniz Barselona’nın uzun plajlarından birinde güneşlenip denizin tadını çıkarabilirsiniz.Bizim gittiğimiz plaj güzel bir kumsala çok soğuk olmayan ve derin bir denize sahipti.
Plajlar konusunda ufak bir hatırlatma.İspanyol bayanlar üstsüz güneşlenmeyi seviyor,turistler de çoğunlukla buna uyuyor.Normal bikinili hatunlar arada sırıtıyor o kadar yaygın yani üstsüz güneşlenmek anlayın :)

İşte böyle dostlar bir şehri daha GEZDİM,GÖRDÜM,ANLATTIM. Umarım faydası olur gideceklere .Darısı tüm isteyenlerin başına diyerek şimdilik vedalaşıyoruz.

Adiós ya d adéu

18 Ağustos 2011 Perşembe

HİÇ

bu kısacık kelime ile çoook şey anlatmak mümkün.bu sefer de böyle olsun.

kısaca HİÇ...

Hayat
İnsan
Çile

13 Temmuz 2011 Çarşamba

ACIKLI BİR AŞK HİKAYESİ GİBİ İTALYA GEZİSİ

Sevgili dostlar sonunda tatil bitti ve yurda döndüm, pizzaları makarnaları yedik cappucinoları içtik sizlerle de fotoğrafları paylaşmak kaldı. Tam üç gündür fotoğraflarla uğraştığımdan olsa gerek o kadar sıkıldım ki rast gele birkaç foto koyuyorum bloğa, geri kalanından seçme yapıp flickr koyacağım. Zira 1500 civarında foto olduğundna tırlatmamak elde değil, hayatımda bu kadar fotoğraf çekeceğim aklıma gelmezdi bir haftada.
Ancak İtalya öyle bir ülkeki her köşesi ayrı bir güzellikle bezenmiş, sanki bir açık hava müzesinni gezer gibi geziyorsunuz şehirlerinde.
Sokaklarda kendinizi kaybedip burayıda gezeyim orayıda göreyim derken ayak numaranız en az iki numara daha büyüyebiliyor, unutmadan mutlaka uzun yürüyüşlere uygun bir ayakkabı giyin bu ülkeye giderken :)


 o kadar çok konuşulacak görülecek gezilecek yer var ki, ben bundan sonraki tüm yazılarımı italyaya ayırsam bi sene başka konu yazmama gerek kalmaz sanırım.

 vatikan'dan tutun da como gölüne kadar geniş bir yelpazede güzellik barındıran bir ülke,din tarih siyaset, futbol , arab ayarışları vs. vs. hepsini bir arada yaşamak mümkün.

heleki siena , il campo meydanında belediyelerin düzenlediği at yarışlarına ilgi hiçbir spor dalına olmadığı kadar yoğun.
 sadece mimari olarak değil aynı zamanda doğal güzelliklere de fazlasıyla sahip çıkan bir ülke italya.
 öyleki sadece az ağaç kesilsin diye daha fazla maliyete katlanıp tünel kazmayı tercih ediyorlarmış yol yaparken.

 venedikte örneğin bir proje söz konusu olmuş , gelgitleri önlemek için etrafını çevirmek istiyorlarmış, ancak yerel halk duruma karşı çıkıp doğallığın bozulacağı gerekçesiyle şiddetle izin vermiyormuş.
bu arada kanalizasyonun bir kısmı ,eski yapılardaki, venedik içindeki kanallara boşaltılıyormuş, ben bunu gondolla gezerken elimi suya soktuktan sonra öğrendim ama olsun siz yinede pek dokunmayın :)))

italya'da pagan inaçlarının izlerine de sık sık rastlıyoruz, şans dilemek için heykeller, aşk çeşmelerine atılan paralarla dilenen dilekler çok popüler.




 ciddi turist çeken ve resmen altın yumurtlayan tavuk olan pisa kulesi güme gitmek üzereyken bir türk mimarında önerisi ile (gerçi ilk önerdiğinde uygulamayıp sonnradan araklamışlar ama olsun) zemindeki ıslak alüvyonlu toprağı kurutmak için çukurlar açıp 300 seneliğine eğilmeyi ve yıkılmayı önlemişler,tabi şimdilik.


çeşitli şehirlerde, ünlü sanatçı düşünür vb. kişilerin güzel heykellerine de sık sık rastlayabilirsiniz.
tabi sadece sanatçıları kendi heykellerine değil, yapmış oldukları sanat eserrlerine de sık sık rastlayıp göz ziyafeti çekebilirsiniz.



















cennetin anahtarını isteyeniniz varsa vatikan'ı ziyaret edip selamımı söylerse sizi st.petere yönlendirecektir, anahtar genelde elinde oluyor yoksa şayet paspasın altına bakın :)





 duoma denilen devasa kiliseler muhteşem.zaten bir şehir zenginliğinni gücünü gösgermek için en güzel duomoyu yaptırmaya çalışırmış.haliyle bu duomoların yapılışları da 500 yıl gibi uzun zamanlara çıkabiliyormuş. sonuçta bu sidik yarışının sonucunda günümüze muhteşem eserler bırakmışlar abiler.

 deniz figürünü simgeleyen çeşitli simgelerle kaplı aşk çeşmesine atılan paralar bir hayır kurumuna gidiyormuş fakir fukara için.toplanan para günlük olarak 3000 euro gibi bir rakammış.bunu söylekten sonra bazılarımızın gözlerinde dolar işareti belirip ilk uçakla italyaya uçmmak isteyebilirler ama boşuna uğraşmasınlar yedirmezler efendim ben çeşmenin işletmeciliğini çoktan aldım bile :pp
bu arada çeşmedeki hırçın at denizlerin dalgalı öfkeli halini sakin duran at ise denizlerin huzurunu dinginliğini simgelemekteymiş.
 yanda görüldüğü gibi bazen ikiz kiliseler binalar yaparak daha da zengin bi şehiriz imajı vermek isterlermiş,bu tip yerlerde harika meydanlar, bu meydanlarda sayısız cafe ve bar bulunuyor. biraz gezerek çok uyguna kahve içeceğiniz yerler bulabilirsiniz. örneğin türkiyede aynı kahvelere 15-17 tl para ödeyecekken romo gibi pahalı bir şehirde iki muhteşem kahveye sadece 1,90 euro ödedim ve hala inanamıyorum.çok da güzel bir kafeteryaydı kahveleride çok lezzetliydi.
 ispanyol esintileride mevcut italya'da. örneğin ispanyol meydanı ve ispanyol merdivenleri.civarda bulunan ispanya konsolosluğu sebebi ile bu ismi almışlar. insanlar o basamaklarda yer kapmak için baya uğraşıyorlar ve her daim kalabalık bir bölge, tam karşısındada ünlü moda markalarının bulunduğu bir cadde var bizim nişantaşı gibi aynı.prada armani versace ne ararsanız var.
 duoma yani kiliselar genelde etraflarında bir de vaftizhanne bulunduruyorlar,bunlar da en az kiliseler kadar gösterişli oluyor.öyleki altın kaplama kapıları bile mevcut.

 ülkemiz de italya'daki turist kalabalığını fark etmiş ve merkezde gezen bazı taksilere türkiye tanıtımı içeren reklamlar vermiş.akıllıca bir davranış.
 versace'ye bile logo olmuş kanatlı aslan italya'nın hemen hemen her yerinde karşınıza çıkıyor, öyleki ulan bu uçup bizi mi takip ediyor oluyorsunuz.

yeşil,beyaz ve kırmızıdan oluşan italyan bayrağına bazen evlerin pencerelerrinde bazen araçlarda çoğunluklada devlet binalarında rastlıyoruz.

 birde türeyiş efsannesine benzeyen,roma devletinin kurulması hikayesi varki dişi kurtu emen iki çocuk bunu simgeliyor yani kurucular romus ve romulus.(isimler böyle yazılmıyor olabilir ama bunun gibi birşeylerdi)





pek çok kere söylediğim gibi yiyecek içecek fiyatları gezmeye bağlı olarak uygun rakamlara bulunabiliyor ama ilk gördüğünüz yere dalmadan önce birkaç yerin fiyatlarına bakın, merkezden uzaklaştıkça fiyatlar düşüyor.lezzet ise hiç değişmiyor herzaman her restoranda harika pizzalar yiyip muhteşem kahveler,birlar ve şaraplar içebilirsiniz.Tatlı olarak tabiki mutlaka ama mutlaka tiramisu ve dondurma denenmeli.















 tabi italya'ya gidip de gondola binmemek olmaz, venedik çok sihirli ve büyüleyici bir kent, gondol turu gerçeten muhteşem,





kolezyumu
 görüp gaza gelip spartacus ulaaan diye bbağırasım gelse de kendimi tuttum ama muhteşem bir yapı,resmen kanla yoğrulmuş bir tarihe sahip.güzel olan bu değil tabi sadece yapısı.




































Kalbimin derinliklerinde tatlı bir sızı olarak özlenmeye devam ediyor bu güzel ülke , unutulacak gibi de değil.Aynı birbirini çok seven sevgililer Romeo ve Jülyet'in hikayesinde olduğu gibi hüzünle biten bir hikaye italya gezisi.Şimdiden çok özledim :(((

(şimdi daha iyi anlıyorum insanların aşk çeşmesinde neden tekrar italyaya geri gelmek için dilek dilediklerini)

Ciao...