boşuna ninjayız demedik işte kapı gibi diplomam

Flickr Hesabımı Ziyaret Etmek İstersen Buyur

invicto - View my most interesting photos on Flickriver

25 Ağustos 2010 Çarşamba

BEN HEP BÖYLE ARKADAŞ OLMAK İSTEDİM, ARKADAŞLARIM HEP BÖYLE OLSUN İSTEDİM

Ben hep böyle arkadaş olmak istedim,arkadaşlarım hep böyle olsun istedim...
Hayatın hep böyle olsun isterdim ama olmadı en azından hayatın böyle olduğu zamanlarda yaşasaydım ama o da olmadı...

Aşağıda çok güzel ama bir o kadar da acı bir hayat hikayesi var, karakterleri de çok iyi tanıdığımız isimler.
Daha önce de bu hikayeyi paylaşmıştım ama Yılmaz Özdil son KPSS rezilliğinden sonra taşı yine gediğine koymuş.
Ben de paylaşayım dedim.

A©G




KPSS

KPSS


Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda dümen yapıldığı...


“Öğretmen”lik sınavında 120'de 120 doğru çıkaranların, cemaat-tarikat mensubu olduğu... Tesadüfe bak, karı-koca veya aynı evi paylaşan tiplerin, imkânsız skora ulaştığı... Soruların sızdırıldığı, iddia ediliyor.

*
Sene 1943.

*
Ankara Atatürk Lisesi'nin en pırıltılı iki öğrencisi -birbiriyle canciğer- devlet bursuyla yurtdışında eğitime gidebilmek için, Milli Eğitim Bakanı'nın makam odasına girerler. Bakan bakar çocuklara, “sen oğlum, fazlasıyla hak ettin, gideceksin” der... Sonra öbürüne döner, “sen oğlum, fazlasıyla hak ettin ama, gönderemem, kalacaksın” der. Çocuklar çıkar odadan...

*
“Kalan” elini cebine sokar, yıllardır biriktirdiği harçlıklarını “giden”e uzatır, al bunu lütfen, hiç olmazsa amacımı kısmen gerçekleştireyim der... Kucaklaşır, vedalaşır iki arkadaş.
*
Giden, Gazi Yaşargil.

*
Kalan, Can Yücel.

Milli Eğitim Bakanı'nın oğlu!

*
“Torpil yapıldı” demesinler diye, hak ettiği bursu alamayan Can, hiç kırılmaz babasına... Vekil oğlu olmak, hep ağır gelmiştir ona zaten... Protokol “portakal gibi bi şey”dir onun için, bi kez olsun binmez makam arabasına... Türkiye'nin en heyecan verici şairi olur, diliyle, zekâsıyla eşsizdir ama, bana göre en muhteşem şiiri, boyun eğmeden yaşadığı hayatının ta kendisidir... “Ömrümce muhalif yaşadım, onun için kan grubum RH negatif” der... İçeri tıkılır, kitapları toplatılır, tınmaz bile... Alnı açık yürür, Cambridge'e gitmeyi başarır.

*
Gazi, İsviçre'ye gider, Almanya'ya, oradan ABD'ye... Beyin cerrahisinde çığır açar, ordinaryüs olur, ABD'de “yüzyılın adamı” seçilir. Türkiye ise, askerlikten kaçıyor diye, vatandaşlıktan atarak ödüllendirir onu! Vatansız kalır... Sonra utanıp, Türkiye Cumhuriyeti Üstün Hizmet Madalyası ve Milli Egemenlik Onur Ödülü verdiler, orası ayrı.

*
Gazi'nin oğlu olur, “Can” adını koyar...

Can'ın oğlu olur, Gazi elinden tutar, cerrah yapar... “Rengahenk” isimli kitabını Gazi'ye ithaf eder Can, “Beynin Piri Reis'i” der arkadaşı için.

*
Ve, son nefesini verirken, ABD'den gelen oğlu, kulağına eğilir Can'ın, “Gazi'nin selamı var, seni çok seviyor” der... Can'ın duyduğu son sözlerdir bunlar, gülümser, kapatır gözlerini.


*
Aynı dakikalarda, binlerce kilometre uzakta, Can'dan gelen paketi açar Gazi... Arkadaşının son eseri “Mekânım Datça Olsun” isimli kitap çıkar içinden... Açar kapağını, bakar ilk sayfasına ve ağlayarak okur, son el yazısını: “Gazi, gözümün bebeği, giderayak...”

*
Offf, of.

*
Öz oğluna bile hak ettiğini vermeye utanan Milli Eğitim terbiyesinden... Torpille, tezgâhla, şaibeyle kaynamaktan utanmayan Milli Eğitim zihniyetine.
*
Dönem arkadaşına cebindeki parayı, üstüne yüreğini çıkarıp veren pırıl pırıl öğretmen oğlundan... Dönem arkadaşının cebindeki parayı, geleceğini çalan ahlaksız öğretmen bozuntusuna.
*
Değerli öğretmen adayları...“Her Şey Sende Gizli” şiirinde şöyle der Can:

Gülebildiğin kadar mutlusun

Üzülme, bil ki...

Ağladığın kadar güleceksin

Sakın bitti sanma her şeyi...


*
Sakın bitti sanma...

Her şey sende gizli.

Boyun eğme asla.

Cumhuriyet'e sahip çık.

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=15622578&yazarid=249&tarih=2010-08-24

YILMAZ ÖZDİL

2 yorum:

  1. harika bir yazı gerçekten. ahlakın varlığı ve yokluğu arasındaki farkı nasıl da ortaya koyuyor. sırf düşünceleri nedeniyle tü kaka denilen adamların sahip olduğu ahlakın varlıuğı altında ezilen solucanlara gelsin bu yazı bari. çok anlamlı çok.

    YanıtlaSil
  2. ah dostum ah, ne çok şey var söylenecek ama işte birkaç satırda özetlenmiş durum.

    beni iki anlamdada perişan etti bir kez daha, hem bu hayattaki gerçek dostluk kavramı konusunda hem de bahsettiğin konularda...

    Can babaya selam olsun...

    YanıtlaSil

Çekinme dök içini